Müzikler, Romantizm Ve Travesti İle Aşk!

Kalbimin sahibi doğru nota! Sol müydü acaba, la, belki fa ya da iğreti duracak kadar kalın ama beni yaşayan bir do!

Aşk, sadece saygı duyarak yağmaktır bazen
Bakıyorsak sadece, bakıyor da göremiyorsak bir türlü canımız bildiğimizin nasıl da kanadığını; çoktandır sarmışsa korkular içini ve biz sağırsak en avaz çığlıklara, bir yerlerde bizim yaşam cümlelerimizi birileri çoktan söylemiş demektir. Bizden önce söylenmiş sözcüklerin haklılığına sığınarak yaşarız geri kalan ömrümüzü.

Oysa aşk, yeni cümleler kurmaktır bazen
Gün gelir, iki kol arasında bir ömür geçirmek isteriz müthiş bir kararlılıkla. Severiz, sadece çok severiz. O da bizi seviyor diye belki ya da hiç sebepsiz. Çünkü, aslında hepimiz bencilce mutlu olmak isteriz. İstanbul travestileri ile aşk, bencilliktir bazen.

Aşk, tamamlamaktır bazen
Oysa bütün sevecenliğiyle, kederi tatmadan geçecek bir ömür de mümkün. Bir gece iliklerimize kadar ıslatan o yağmur da bize bir şey öğretemiyorsa, neyin peşindeyiz gerçekten? Onca yağmur damlası gökyüzünden aynı anda birbirine çarpmadan saygıyla düşüyorken, insanlar çok zalimler galiba. Çünkü bir yağmur damlası biliyorken saygıyı en ıslatanından, bir insan da sevebilir bir damla kararlılığında.

Değişken ruh hallerine uyan notalar
Kimsesizler ülkesinde notalarla kendilerini bulan insanlarız biz. Bir hüzünlü melodi duyar gözyaşlarına boğuluruz ya da bazen melodiler coşku verir yüreğimize. Bu duyguların sebebini aklımız almaz. Aklımızdan geçenler de içimize sığmaz. Ve bir gün, bir yerde bir nota gelir, tutar elimizden. Kalbimiz kırılmaktan yorulmaz.

En vahşi notaların dört bir yanımızı sardığını biliriz. Halbuki onlardan birini seçmişizdir, ama o bize hayatın ta kendisini yaşatır. İnişli çıkışlı bu yolculukta bazen içimizi sıcacık eden do, gün gelir en kalınından yapışır yüreğimize. Notalarla işleyen beden saatimiz kalbimizle savaşır. Aşkın pençesindeyizdir. Anlarız ki bir erkeği bütün notalarını kabul ederek sevmek gerekir. Çünkü asıl önemli olan o mi dediğinde ardından fa diyebilmektir.

Neler söyleriz arkalarından, neler konuşulur kız sohbetlerinde… Mangalda kül bırakılmaz… Oysaki o küller savrulur da yine bizim gözlerimize değer, yaşlar süzülüp gider. Közleri de nasıl eze eze yakar geçer yüreklerimizi.

Bir Travesti :Uzun Saçlarından Ne Zaman Vazgeçer?

Rapunzel’in avuç içleri
Yüreğimizin avcumuza düştüğünü hissederiz neredeyse gözlerimizle şahit olarak. Rapunzel saçlarımızı şöyle bir savurup aynanın karşısına geçtiğimizde fark ederiz suretimizin bize artık yabancı olmaya başladığını.

Yanan yüreğimiz ellerimizde, kan ter içinde gözleri yaşlı otururuz kuaför koltuğuna. Kazı deriz! Kazı, bitsin her şey. Saç kökleriyle birlikte sökülüp atılsın bütün düşünceler. Ne kadar elem keder birikmişse ruhumuzda, saçlarımızla birlikte karışıp gitsin başka hikayelere.

Makasın modern dokunuşları
Bizim kafamızda bu düşünceler diğerlerine eklenerek dolanadursun, önce bir inanmaz adam. Elinde makas, bıyık altından bir sırıtır. Adeta bakışlarında erkek olmanın ve birazdan bu hüzünden kazanacağı paranın gururu vardır. Travesti saçlarıyla birlikte yok olup gidecek, içini köz etmiş gözyaşlarının peşindedir. Bunun dışında dünyada yanıp kül olacak başka hiçbir derdin ehemmiyeti yoktur.

Bir yanı da kıyamaz travestiye. Modern dokunuşlarla travestinin güzelliğini ön plana çıkarır, becerikli elleriyle. Ama yine de kesilir işte o güzelim Rapunzel saçları, olan olur nihayetinde. Travesti kısacık saçları ensesinde, gözyaşlarını kanlı yüreğiyle biraz önceki o kuaför koltuğunda bırakıp kaçarak uzaklaşır olay mahallinden.

Tüm sıkıntılarını, aşkını, eskilerini orada bıraktığını düşünerek… Bir nebze daha mutlu. ama pişmanlığa beş kala, yine hayatın içinde…

 

Bir Cevap Yazın