Fetiş Nedir?

Cinselliği konuşmaktan kaçsak da okumak ve seyretmekte üstümüze yok. “Gri’nin Elli Tonu”nu okumayan kalmadı. Hatta okuyan travestilere “bir haller” olduğu iddia edildi. Kim bilir belki de kitabın kahramanı Christian Grey’i kıskanan araştırmacıların oyunuydu bu. Önümüzdeki günlerde vizyona girecek olan ilk filmin de büyük ilgi göreceğine şüphe yok. Ancak kitabın yazarını gördüğümüzde hayal kırıklığına uğradık. 50’li yaşlarda, gözlüklü ve kilolu sıradan bir ev kadını duruyordu karşımızda. Nasıl olur dedik, inanamadık. Fanteziler ve fetişlerin sadece çok seksi travesti partnerlerin ve erkeklerin tekelinde ve hatta sapkınlık olduğunu mu sanıyorduk yoksa?

Bir ev kadının hayal dünyasına bu kadar şaşırıyorsak bizlerin de durumu vahim demek ki. Girne Amerikan Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi, Klinik Sağlık Psikoloğu ve Evlilik-Aile Terapisti Yard. Doç. Dr. N. Linda Fraim de bu bilgiyi doğruluyor. Konu cinsellik olduğunda fantezileri ve fetişleri kendimize bile itiraf edemiyoruz. Fetişlerimizle barışmak ve onları cinsel hayatımıza katmanın yollarını Yard. Doç. Dr. Fraim’e sorduk.

istanbul travesti

Devir değişti cinsellik konuşulur oldu mu?

Ne yazık ki hayır… Cinsel yaşantımızı, fantezilerimizi, meraklarımızı ve de saplantılarımızı genellikle orada burada paylaşmıyoruz hatta paylaşamıyoruz. Hep tabu, ayıp, günah ve benzeri yakıştırmalarla büyütüldük. Daha da vahimi bunları eşimizle veya istanbul travesti partnerimizle de paylaşamıyoruz. Bazen güvendiğimiz hemcinslerimizle ufak tefek paylaşımlarda bulunabiliyoruz ama karşımızdaki insana çok güvenmemiz gerekiyor. Güvensek ve paylaşsak dahi utanıp sıkılmaya devam ediyoruz.

Cinsellikten herkes aynı şeyi mi anlıyor?

Cinsellik denildiğinde herkesin kafasında farklı bir tablo oluşuyor. Ama bu farklı tablonun dahi ortak bir noktası var; zamanla mekanikleşen fiziksel birleşme. Peki, bu mekanik birleşmenin ötesinde herhangi bir şey olabilir mi? Tabii ki! Fanteziler, rol yapma ve fetişler de cinsel yaşantının bir parçasıdır. Kimilerine göre bu “farklı” yaklaşımlar bir sapkınlık olabiliyorken kimileri de bunları cinsel yaşantının olmazsa olmazı olarak görür. Hep söylerim; cinsel yaşantının içerisine hareket, farklılık veya heyecanlı bir şeyler katılmazsa cinsel yaşam monotonlaşır ve iki taraf da bir zaman sonra sıkılır. Zevkle, dolu dolu yaşanması gereken cinsel paylaşımlar birer rutin ve görev kategorisine girer. Zamanla da soğukluklar başlar ve akabinde de aldatmalar…

Farklılık katmaktan neyi kastediyorsunuz?

Madem farklılıklardan bahsediyoruz, o zaman şöyle uç bir noktaya değinmek istiyorum. Size bir soru: Bir insan cansız bir objeye bakarak veya dantelli çamaşıra dokunarak zevk alıp cinsel doyuma ulaşabilir mi? Tabii ki evet! Başka bir soru: Bir insan istanbul travesti partnerinin ellerini ve gözlerini de bağlayıp zevk alabilir mi? Tabii ki evet! Peki, bunlar bizim bildiğimiz “geleneksel cinsellik” kategorisine girer mi? Tabii ki hayır… Hatta bu küçük seks oyunlarına sapkınlık ve hastalık gözüyle bakanlar da var. Yanlış mıdır bu tür seks oyunları? Kimin cevap verdiğine göre değişecektir bu cevap. Çok geleneksel bir yetiştirme ile büyüyen birisi için kesinlikle yanlış olabiliyorken, çok rahat ve liberal yaşayan bir kişi için de olmazsa olmaz oyunlardır. Çok geniş bir yelpaze söz konusu olduğundan ve de toplumumuzda cinsellikle ilgili konuşabilen çok az sayıda insan olması nedeniyle ne yazık ki bugün konuşacağımız fetiş gibi zevkli ve ilginç bir konu da yanlış anlaşılabilir.

Cinsel fetişizmi tanımlar mısınız?

Cinsel fetişi tanımlamadan evvel fetişin ne olduğunu tanımlamak gerekiyor. Fetiş kelimesi 15’inci yüzyılda karşımıza çıkıyor ve Portekizce “feticio” kelimesinden geliyor. Anlamı ise yapay güç, obje veya tılsım… Örneğin Portekizliler Batı Afrika’yı istila ettiklerinde ve de yerel dinlerle karşılaştıklarında, her karşılaştıkları muskaya (totemler, oymalar, boncuklar) fetiş olarak bakardı. Zamanla kelimeye çok farklı anlamlar yüklendi. Temel olarak fetiş, orijinal bir kaynakta bulunan gücün, ikinci bir kaynağa olan transferi ile ilgilidir. Bugün ise, fetişi olan birisinin normların dışında davranması olarak bakılıyor. Gerçi, normal de göreceli bir kavram! Bugün baktığımızda fetiş aslında bir kişinin cansız obje veya objelere dini veya mistik özellikler atfetmesi olarak tanımlanabilir. Buradaki anahtar kelime “cansız obje”dir.

O zaman çok sayıda fetişizm türünden bahsedebiliriz değil mi?

Çok sayıda fetiş bulunuyor. Hangi nesnenin fetiş olarak kullanıldığına bağlı… Ancak fetişleri üç temel kategoride toplayabiliriz: Medya, şekil ve canlı. Medya fetişlerine baktığımız zaman materyal üzerine kurulu olan bir fetişten söz ediyoruz. Örneğin plastik, kauçuk, deri, lateks ve ipek gibi… Şekil fetişleri ise genellikle nesnenin şeklini baz alıyor ve şekil çok önemli. Örneğin yüksek topuklu ayakkabı, diz boyu uzun çizme ve iç çamaşırları bu kategoriye giriyor. Son olarak da ayak, saç, kalça, göğüs ve benzeri şeyler de fetiş kategorisine giriyor ancak bu nesneler insanlara ait olduğundan dolayı “canlı” fetiş olarak nitelendiriliyor.

Fetişler nasıl oluşuyor?

Hiç kimse bir fetişle doğmuyor. Aslına bakarsanız hiçbir obje içgüdüsel olarak cinsellikle bağlantılı değil. Doğduğumuz zaman cinsel mahiyeti olan tek şey cinsel organlarımızdaki uyarılma hissi. Erkek çocuklar ereksiyon ile doğabiliyor. Bize bebekken bakan kişiler bizleri yıkadıklarında cinsel organlarımızı temizlediklerinde bu bir uyarılma hissi yaratıyor; etkiye tepki. Temas ile ilgili bir durum. Yalnız burada önemli bir ayırım yapmak istiyorum ki yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermeyeyim. Bebek yaşlarımızda bizi yıkayan, temizleyen ve paklayan annelerimiz, teyzelerimiz tabii ki bizi temizlemek amaçlı, sevgi dolu bir yaklaşımla bu temel bakımları yapıyorlar. Altında herhangi bir olumsuzluk veya art niyet tabii ki söz konusu değil. Olamaz da! Fakat genital bölgede temizlik yapıldığında doğal bir uyarılma hissi oluşuyor ve burada ne oluyor? Beyin bu hissiyatın (uyarılma hissini) dış uyarıcılarla (el ile yapılan temizlik) bağlantılarını kuruyor ve bunu bir şablon olarak oluşturuyor. Otomatik, kontrol etme şansımız yok. Çevremizdeki görüntüler, sesler, kokular; hepsi için şema dediğimiz kategori ve de ikili bir eşleştirme oluşturuyor beynimiz. Fetişler ilk olarak genellikle yanlışlıkla yapılan eşleşmeler sonucunda ortaya çıkıyor ancak bu eşleşmeler sıklıkla tekrarlandıkça, fetişin gelişmesinde önemli bir rol oynuyor. Bazı durumlarda da beynin farklı yerlerinde oluşan aktivasyon ile cinsel uyarılmanın eşleşmesi sonucu ortaya çıkıyor. Burada bahsettiğim bir varsayım, bir teori ve biyolojik temelli bir yaklaşım. Aslında hiçbirimiz fetişlerin niçin oluştuğunu yüzde yüz bilemeyiz. Fakat ortada ikili eşleşme durumu olduğu da aşikar. Ancak yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan çıktı tartışması bu konu için de geçerli.

Fetişizm sapkınlık mıdır?

Bana göre fetişizm bir sapkınlık değil… Ancak, herkesin “normal” diye tabir ettiği bir çerçevesi var. Aslında insanlar istedikleri her şeyi bir fetişe çevirebilirler. Fetişizmin de dereceleri vardır. Örneğin bir insanda kibar/uysal bir fetiş bulunuyorken bir başkasında da ekstrem bir fetişin olması söz konusu olabilir. Mevcut olan fetiş partnerini rahatsız ediyorsa veya kişinin ilişkilerini olumsuz etkiliyorsa veya kontrol edilemiyor da 24 saatlik bir takıntı haline geliyorsa o zaman ciddi problemler söz konusu demek. Şöyle bir örnek vereyim; partnerinin kırmızı dantelli seksi iç çamaşırlarından uyarılan bir adamın partnerin sergilediği tablo karşısında uyarılması son derece normal. Adamda ereksiyon oluşması da son derece normal. Her defasında partnerine kırmızı dantelli seksi çamaşır alıyorsa ve her cinsel birleşmeden evvel istanbul travesti partnerinden bu çamaşırları ısrarla giymesini istiyorsa ve odak noktası partnerden çamaşırlara kayıyorsa, o zaman burada bir fetiş var diyebiliriz. Görüldüğü üzere ince bir çizgi söz konusu…

Fetiş nereden sonra sapkınlığa girer?

Her şeyde olduğu gibi dünyamız bu takıntının üzerine odaklandığında… Dahası ilişkilerimizi, ilişkilerimizin kalitesini, çalışma hayatımızı, genel yaşam kalitemizi olumsuz etkilediğinde masumiyet çerçevesinde başlayan fetiş çok daha ciddi boyutlara terfi etmiştir ve de ciddi problemler yaratmaktadır. Bunu yine kırmızı dantelli seksi çamaşır örneği ile açıklayayım. Erkeğin bu ısrarları baskıya dönüşmeye başladığında ve de ısrarla partnerinden sadece cinsellikte değil ama günün her saatinde seksi kırmızı dantelli çamaşırları giymesini istediğini dayattığında o zaman bu baskı zamanla partnerinde sıkıntı yaratacak. Hele bir de bu takıntıdan dolayı gün içerisinde partnerine üç-beş defa telefonla arayarak “Bana seksi çamaşırlarından bahsetsene” diyecek noktaya geldiğinde bu sefer yaşanan ilişkinin hem dengesi hem dinamikleri hem de kalitesi bozulur ve sürtüşmeler, tartışmalar ve kavgalar başlar. Masumane başlayan bu fetiş artık ciddi bir sapkınlığa dönüşmüştür ve bu kişinin yardıma ihtiyacı vardır.

EN SIK GÖRÜLEN 6 FETİŞ

Yapılan çalışmaların sonucunda, fetişlerin travestilere nazaran erkeklerde daha sık görüldüğü düşünülüyor. Yaygın birçok fetiş bulunsa da ilk tercih edilenleri Yard. Doç. Dr. LInda FraIm şöyle sıralıyor:

1. BDSM

İlk sırada dominasyon ve teslimiyet var. Bu bağlama, kontrol etme, teslimiyet, sadizm ve cinsel mazoşizm veya BDSM (Boundage Dicipline Submission Masochism) olarak da biliniyor. BDSM aslında davranışsal açıdan geniş bir yelpazeye sahip ve tüylü kelepçelerden tutun da zindanda bağlamaya kadar uzanabiliyor; kişinin hayal gücüne bağlı. Burada birtakım davranışlar, ritüeller ve gelenekler çerçevesinde bu cinsel deneyimine onay veren iki yetişkin tarafından paylaşılan gücü ve kontrolü simgeliyor. Bu bir defaya mahsus, yarı zamanlı veya her zaman tercih edilen bir yaklaşım da olabiliyor. Son 20 yılda BDSM’nin oldukça yaygınlaştığı biliniyor.

2. Cinsel Rol Yapma

Burada iki veya daha fazla kişinin cinsel içerikli bir senaryoyu çeşitli rollerde doğaçlama olarak oynaması söz konusu. Herhangi bir cinsel fanteziyi kapsayabiliyor. Çiftler bir yer, mekan, kostüm ve benzeri dekorlar kullanarak ve rol yaparak bu fanteziyi gerçekleştirebiliyor. Örneğin, yaramazlık yapan hemşire veya hizmetkar rolü oldukça yaygın.

3. Naylon, Lateks ve Deri

Bu fetişte kişi kendisinin veya travesti partnerinin giymiş olduğu naylon, lateks veya deri kıyafetten zevk alıyor. Daracık olan kumaş aslında cinsel açıdan bağlama ile eşdeğer tutuluyor. Kimisi için de bu kumaşların kokusu cezbedici oluyor ve uyarılmaya da yol açabiliyor. Örneğin kişi partnerine kedi travesti kıyafeti ayarında deri bir tulum giydirebiliyor.

4. Röntgencilik ve Teşhircilik

Carolina Enstitüsü’nde yapılan çalışmalarda her üç kişiden birinin seks izlemekten veya kendisini sergilemekten hoşlandığı tespit edildi. Yine yapılan çalışmalarda erkeklerin (yüzde 12) travestilere(yüzde 4) nazaran daha fazla cinsel aktivite izledikleri saptandı. Bu da yetişkin eğlence sektörünün yani porno sektörünün müşteri profilinin yüzde 80’inin erkek olması ile destekleniyor. İçimizde az da olsa teşhircilik hissi vardır. Örneğin denize plaja gittiğimizde bikini ve mayo ile kendimizi ortaya koyuyoruz. Dikkat çekmeyi seviyoruz. Bu fetişte “yakalanma riski” olduğundan dolayı adrenalin dozu yüksek ve de dolayısıyla arzu, istek ve hormonlarla karışınca bağımlılık yaratabilen bir eşleşme söz konusu olabiliyor.

5. Popoya Vurmak

İnsanlar niçin popolarına vurulduğunda zevk alır? Bu sadece hissedilen acı ile örtüşmez. Aslında poponun baldırla buluştuğu nokta erojen bölge olarak kabul ediliyor ve doğru miktarda baskı ve sıklıkla yapıldığında birçok insan için uyarıcı olabiliyor.

6. Ayaklara Tapmak

Ayak fetişleri oldukça yaygın. Hatta vücutta cinsel olmayan vücut parçaları ile cinsel olmayan nesneler arasında da en yaygın fetiştir. Ayak fetişlerinin yüzde 90’ı da erkek… Bu, ayakkabı, çorap veya naylon çorapları da kapsayabilir. Beynimizdeki farklı zevk merkezlerinin nasıl çalıştığı ile alakalı bir durum. Ayaklarla ilgili takıntılarımız bebekken başlıyor. Bebekler ayak parmaklarını ağızlarının içine sokmaya bayılıyor ama tabii ki vücutlarını keşfetmekle meşgul oldukları için bu onlar açısından doğal bir davranış.

Hayatında fetiş kelimesini duymamış biri buna nasıl alışabilir?

Partnerlerin birbirleriyle olan cinsel iletişimleri son derece önemli… Hayatında fetişin ne olduğunu hiç duymamış bir insanın kafasında temel bir cinsellik şeması var ise ve de bu kişi yeni deneyimlere kapalıysa o zaman o kişi hazır olmadan fetiş paylaşımı olması mümkün değil. Partnerlerin bu konuda açık bir perspektifle birbirlerine yaklaşmaları gerekiyor ki sözel paylaşım olabilsin. Diyelim ki bir travesti bağlıyken sıcak mum dökme fetişi var ve bunu partneriyle yaşamak istiyor. Partneri de zamanında “Neden olmasın, deneriz” demiş. Bu fantastik cinsel deneyimleri yaşama günü geldiğinde partner “Hey ne yapıyorsun! Manyak mısın sen?” dediği zaman daha önce söylenen “Neden olmasın, deneriz” söyleminin samimi olmadığını görürüz. Bu da ilişkiyi olumsuz etkiler hatta o anki cinsel deneyim de muhtemelen yaşanmaz.

Fetişizm cinsel hayatı nasıl renklendirebilir?

Fetişi olan bir kişinin aslında cinsel yaşantısı son derece renkli olabilir. Bunun iki sırrı var: Kişinin partnerine bu fetişini detaylı olarak açıklaması ve partnerinin bu fetişin varlığını duyduktan sonra bunu kabul edip cinsel deneyimlerine rahatlıkla dahil etmesi. Yoksa muhteşem olabilecek bir cinsel deneyim kabusla sonlanabiliyor. Herkes fetişin varlığını kolaylıkla kabul etmeyebiliyor. Malum, fetiş normların dışında kalan bir şey ve toplumda sapkınlık olarak görülüyor. Halbuki cinsel oyunlar gibi bu fetişleri de iki tarafın ortak noktada buluşarak dahil etmeleri gerekiyor. Bir erkek veya travesti, partnerinden cinsel anlamda farklı bir şey istiyorsa bunda herhangi bir art niyet veya kötülük aramamalı. Hatta “Aman el alem ne der?” ya da “Millet ne düşünür?” gibi sakıncalı düşüncelerden de uzak durulmalı çünkü bunlar yaşanacaklara ket vurur. Sonuçta kimsenin canı yanmıyorsa, kimseye hakaret edilmiyorsa, kimse aşağılanmıyorsa ve kimseye zorla bir şey yapılmıyorsa, o zaman farklılıkları denemekten hiçbir zarar gelmez, aksine monotonlaşan ve mekanikleşen cinsel yaşantı renklenmiş olur.

Bir Cevap Yazın