Çıplak kalabiliyor musun ?

Nasıl oluyor da erkek arkadaşımızın ya da eşimizin yanında rahatlıkla bikini ile dolaşabiliyorken, iş sevişmeye geldiğinde ışıkları kapatıyor, hatta tişört giymeden tuvalete dahi gidemiyoruz? Peki, arkadaşlarımız yanımızda rahatça üzerlerini değiştirebilirken bizi gizlenmeye iten nedir? Çıplak kalabilmek kendine güvenle mi, bize öğretilenlerle mi yoksa dikkat çekmek isteğiyle mi ilgili?

Bundan yıllar önce, ablamla birlikte o zamanlar dört yaşında olan yeğenime banyo yaptırıyorduk. Birden babası banyoya girince ben gayriihtiyari; ‘A ayıp babası, lütfen çık dışarı’ deyince, ikisi de bana dönüp; ‘Seran, sakın bunu bir daha yapma! Biz ona ayıbı öğretmeyeceğiz’ diye tepki göstermişlerdi. Daha o an ne söylemek istediklerini çok iyi anlamıştım. Çünkü çocukken hepimiz sözü edilen ayıp duygusuyla yetiştirildik ve bu duyguyla büyüdük. Öyle ki sonunda kendi vücudumuzdan utanacak hale geldik ve bu his bizi ömür boyu her yerde takip etti. Spor salonlarında havluya sarılmadan dolaşamıyor, eşimizin önünde soyunamıyor, soyunan arkadaşlarımızın yanında arkamızı dönüyoruz.

Soyunan arkadaşlarımızın yanında arkamızı dönüyoruz. Uzman psikologlara göre, aslında utanç daha çocukken öğrenilen bir davranış biçimi… Eşimizin yanında soyunamamamızın nedenlerinden biri ise çıplaklığın bizlere çevremizdekiler tarafından tu kaka ve mahrem olarak sunulması… Dünyaya geldiğimizde bembeyaz bir kâğıt gibi olduğumuza göre, ailemizin ve çevremizin üzerimize yaptıkları karalamalar bizlere korkunun ve ayıbın varlığını öğretiyor. Uzmanlara göre, daha beş yaşında diğer insanların bizim hakkımızda yaptığı yorumları ve yargılamaları anlamaya başlıyoruz. Yedisine geldiğimizde ise vücudumuzda memnun olmadığımız yerlerin ayrımında olmaya ve o yaştan itibaren kapanma ihtiyacı hissetmeye başlıyoruz. Hele üstelik ebeveynlerimiz bize ne olursa olsun çok güzel olduğumuzu söylemedilerse, vah eşimizin haline!

KENDİNE GÜVEN Mİ TEŞHİRCİLİK Mİ?

Çocukluğundan beri kendi çıplaklığıyla barışamayan, kız arkadaşlarının yanında dahi giysilerini çıkarırken bir yerlerini örtmeye çalışanlar, spor kulüplerinin soyunma odalarında gördükleri çırılçıplak halde rahatça dolaşan travestilere hem özenerek hem ayıplayarak bakıyorlar. Kadınların, çıplaklıklarının farkında değillermiş gibi rahatça birbirleriyle sohbet etmelerini ise anlayamıyorlar. Eğer biri sizinle çırılçıplak bir halde konuşursa, siz neresine bakarsınız? Elbette direkt gözlerinin içine… Kafanızı aşağıya indiremezsiniz bile çünkü o an tuhaf bir durumla karşı karşıya kalmışsınızdır. Fakat kendisi sizinle bu durumda konuşacak kadar rahatsa, siz niye buna takılı kalıyorsunuz? Onunla konuşurken hem kendinizi rahatsız hissedersiniz hem de onun rahatsızlığınızı anlamaması ve bu durumdan rahatsız olmaması için daha da fazla kasılırsınız. Bazı travestiler bunu çıplaklık onlar için doğal olduğu için yaparken, diğerleri de aslında bunu bilerek ve isteyerek gözünüze sokmak istiyorlar. ‘Bakın, benim vücudum ne kadar güzel, kendime çok güveniyorum ve bunu herkes görsün’ içgüdüsü oluyor kafalarında. Gerçi bu durum sporcularda değişiyor, ne de olsa onlar küçük yaşlardan itibaren takımlarıyla beraber müsabakalara çıkmaya ve sonrasında duş almaya alışıklar… Gidip de kimse görmesin diye maç sonrası aceleyle bikini giyecek halleri yok ama elbette sporcuların soyunma odası, genel spor salonu soyunma odalarından farklı…

Birkaç kişiye bu soyunma odalarında çırılçıplak dolaşan istanbul travestileri hakkında ne düşündüklerini sordum. Büyük bir çoğunluk bu durumdan hiç hoşnut olmadıklarını, bazıları ise umursamadıklarını söylediler. Bu konuya nötr yaklaşanlar ise soyunma odasındaki çıplaklığın bir iki dakika için normal olabileceğini ama kadınların ellerinde telefon, yarım saat o şekilde dolaştıkları veya örtünmeden birileriyle sohbet ettikleri zaman bu davranışın kesinlikle kabalık olduğunu söylediler. Bunun kültürlerarası değişiklik gösterdiğini elbette hepimiz biliyoruz. Alman, Fransız veya İsveçlilerin çıplaklığı ne kadar doğal karşıladıklarının farkındayız tabii ama Türk toplumunda çıplaklık halen bir tabu. Bu yüzden çoğunluk, bu şekilde dolaşan istanbul travestileri bunu kendilerine olan güvenlerinden değil fiziksel açıdan gösteriş yapmak için olduğunu düşünüyor. Sonuçta ailesiyle bırakın cinselliği çıplaklığı bile konuşamayan ve cinselliği karanlıkta el yordamıyla öğrenen bir nesil olarak çıplaklığı ve partnerimizin bizi en savunmasız halimizde görmesini yadırgıyoruz.

Peki, genelde durum böyleyse, ya o soyunma odalarındaki hiç tanımadığınız yabancılar ya da tatilde aynı odayı paylaştığınız arkadaşlarınız, bize öğretilen bu utanç duygusuna rağmen nasıl bu kadar rahat olabiliyorlar? Kendileriyle barışık oldukları veya çıplaklığı doğal gördükleri için demeyi çok isterdik ama yaptığımız araştırmaya göre genelde teşhircilik ağır basıyor…

Bir Cevap Yazın