Ankara Travestileri İle Astral Seyahate Hazır Mısınız?

Sevgi Enerjisinin Aktığı Ve Yayıldığı Ana Nokta Kalp Çakrasıdır. Kalp Çakrasına Çeşitli Kültürler Çeşitli Isimler Vermiştir. Isimler Ne Olursa Olmalıdır, Üst Çakralar Ile Alt Çakralar Arasındaki Nihai Dengeyi Bu Çakra Üstlenir. Taç, Alın Ve Boğaz Çakraları Üst Çakralardır Ve Bizi Üst Âlemlere Bağlarlar. Solar Pleksus, Sakral Ve Kök Çakra Ise Alt Çakralardır Ve Bizi Alt Âlemlere Ve Dünya’ya Bağlarlar. Bu Alt Ve Üst Çakralar Arasında “enerjisel” Bir Boşluk Ve “sınır” Vardır. Işte Alt Ve Üst Çakraları Birbirine Bağlayan Ve Onlar Arasındaki Uyumu Sağlayan Nihai Çakra Kalp Çakrasıdır. Bu Nedenle Kalp Çakrası Ile Yapılan Her Çalışma, Alt Ve Üst Çakralar Arasındaki Iletişimi Arttırır. Kalp Çakrasının Gelişimi Ile Alt Ve Üst Âlemlerin Idraki Çok Daha Berrak Vedengeli Olmaktadır.

Bizim Yedi Çakramıza Tekabül Eden Ayrıca 7 Ruhsal Bedenimiz Vardır. Kalp Çakrasına Denk Gelen Astral Beden Ise Yine Üst Bedenler Ile Alt Bedenler Arasında Kapı Görevi Görür Ve Üst Bedenler Ile Alt Bedenler Arasındaki Bilgi Akışını Düzenler, Burada Mükemmel Uyumu Yaratır.

Kalp Çakrası Odaklı Çalışmaları Yeteri Düzeyde Yaptığınızda (kalp Çakrasının Ruhsal Bedeni Olan Astral Beden De Bu Sisteme Dahildir)koşulsuz Sevgiyi Deneyimlemeye Başlarsınız. Bir Anda Alemde Var Olan Tüm Yaratılışı Kalbinizde Hisseder Ve Hepsine Saf, Ilahi Bir Sevgi Beslemeye Başlarsınız. Baktığınız Her Yerde; Taşta, Çiçekte, Kuşta, Insanlarda, Ilahi Tezahürü Ve Sevgiyi-aşkı Görmeye Başlarsınız.

Şimdi Kalp Çakrasına Ve Dolayısıyla Sevgi Ile Doğrudan Alakalı Olan Astral Bedenin Işlevine Bakalım. Böylece Sevgi Ve Sevginin Enerjisel Olarak Görevini Daha Net Bir Şekilde Görebiliriz. Aşağıda Bulunan Notları, “işığın Elleri” Isimli Kitaptan Özetleyerek Aktarıyorum.

Astral Beden Şekilsizdir Ve Duygu Bedeninden Daha Güzel Renklere Sahip Bulutlardan Oluşur. Aynı Renk Takımını Taşır, Fakat Bu Genelde Sevginin Rengi Olan Gül Pembesi Ile Karışır. Bedenden 18 Cm Ile 35 Cm Dışa Uzanır. Seven Bir Kişinin Kalp Çakrası, Astral Düzeyde Gül Pembesi ışık Ile Doludur.

Çakraastral Katman, Kalp Çakrası Ile Alakalıdır Ve Tüm Enerjilerin Bir Dünyadan Diğerine Akmak Için Geçmek Zorunda Olduğu Pota Olma Görevini Görür. Yani Ruhsal Enerji, Düşük Fiziksel Enerjiye Dönüşebilmek Için Kalp Ateşinden Geçmeli Ve (alttaki Üç Aurik Katmanın) Fiziksel Enerjisi, Ruhsal Enerji Haline Gelebilmek Için Yine Kalbin Bu Dönüştürücü Ateşinden Geçmelidir. Bu Süreçte Astral Beden Yüksek Bedenler Ile Alt Bedenler Arasındaki Aracı Konumundadır. Ikisi Arasındaki Geçiş  Astral Beden Üzerinden Kalp Çakrası Aracılığıyla Yapılır.

Rüyalarla, Sevgiyle, Neşe Ve Ilişkilerle Ilgilidir. Aynı Zamanda Acı Ve Mücadele De Bu Bedenin Etkisi Altındadır. Aracı Olması Açısından En Önemli Bedenlerden Biridir. Çünkü Astral Bedende Meydana Gelen Bir Değişim Hızlı Bir Şekilde Zihinsel Beden, Duygusal Beden Ve Eterik Beden Süzgecinden Geçerek Fiziksel Bedeni Etkiler. Üst Bedenlerden Gelen Evrensel Enerji Öncelikle Ruhsal Bedenden Geçerek Alt Bedenlere Aktarılır. Bu Nedenle Astral Beden Evrensel Enerjilerin Alındığı Kanal Olarak Söylenebilir.

Ruhsal Bedeni Sağlıklı Olan Travesti Üst Bedenlerle Daha Iyi Iletişimde Olacak Böylelikle Evrenle Iletişimi Güçlenecek Ve Evrensel Enerjiyi, Bilgiyi Ve Sevgiyi Alt Katmanlara Çok Daha Iyi Taşıyacaktır. Bu Açıdan Ruhsal Beden, Auramıza Giriş Noktasıdır. Ruhsal Bedenin Yüksekliği Her Ne Kadar 18-35 Cm Arasında Olsa Da Bu Oran Kişinin Yapmakta Olduğu Çalışmalarla Ve Ruhsal Gelişimle Alakalıdır. Evrensel Bir Enerji Uyumlanması Veya Evrensel Çalışmalarda Astral Beden Çok Daha Büyüyüp Genişleyebilir. Hatta Uzunluğu Kilometrelerce Öteye Kadar Uzanabilir.

Insanlar Aşık Olduklarında, Kalpleri Arasında Gül Pembesi Güzel ışık Arkları Oluşur Ve Hipofiz Bezinin Normalde Altın Rengi Titreşimlerine Bir De Bu Renk ışık Eklenir. Insanların Arasındaki Ilişki Gelişince, Aralarında Çakralardan Çıkarak Onları Birbirlerine Bağlayan Kordonlar Oluşur. Bu Kordonlar, Astrale Ek Olarak Aurik Katmanların Birçoğundan Geçer. Ilişki Derinleşip Uzadıkça, Kordonlar Da Güçlenir Ve Çoğalır. Ilişki Sona Erdiğinde Bunlar Kopar Ve Bazen Büyük Acı Verirler. Biten Bir Ilişkinin “üstesinden Gelme” Aşaması, Bu Bağları Alanın Alt Düzeylerinde Yavaş Yavaş Koparmak Ve Onları Benlik Içinde Tekrar Köklendirmek Aşamasıdır.

Insanlar Arasında Astral Düzeyde Büyük Mıktarda Etkileşim Meydana Gelir. Bir Odadaki Insanlar Arasında Çeşitli Renk Ve Formlarda Büyük Kürecikler Uçuşur. Bazıları Hoştur Bunların, Bazıları Değildir. Odada Görünüşte Sizin Farkınızda Bile Olmayan Birinden Hoşlanmadığınızı Hissedebilirsiniz, Ama Bir Başka Düzeyde Çok Şey Olmaktadır. Yan Yana Durup Birbirlerine Dikkat Etmiyormuş Gibi Yapan Insanlarda Bile Bazen Enerji Düzeyinde Aralarında Gidip Gelen Çok Mıktarda Enerji Mevcuttur Ve Aslında Astral Boyutta Ciddi Bir Iletişim Içerisindedirler.

Aynı Zamanda Astral Beden Üzerinden Evrensel Düzleme Ve Üst Bedenlere Geçiş Yapılabilir. Astral Beden Dünya Ile Evren Arasındaki Dengede Yer Alır. Bu Nedenle Bir Geçiş Kapısı Olarak Adlandırılabilir. Bu Katman “ben” Kavramından “biz” Kavramına Geçildiği Bedendir.

Merkaba Alanı Ve Sevgi Boyutu

Merkaba’nın Içeriğini Bilmeyenlerin Aklında Sevgi Ile Ne Alakası Olduğuna Dair Bir Düşünce Meydana Gelebilir. O Sebeple Öncelikle Merkaba’nın Ne Olduğuna Kısaca Değinmeliyiz.

Mer-ka-ba, Üç Kelimeden Oluşan Mısır Dilinde Bir Sözcüktür. Mer; ışık, Ka; Ruhsal Beden, Ba; Ise Fiziksel Beden Anlamına Gelmektedir. Yani Bu Sözcük “ruhun Ve Bedenin ışık Alanı Anlamına” Gelmektedir.

Merkaba Bilgisi Bize Yaşam Çiçeğinden Gelmiştir. Yaşam Çiçeği Tüm Kainatın Özünde Var Olan Ve Tüm Geometrik Şekilleri Içinde Barındıran Temel Kutsal Geometrik Şekildir. Yaşam Çiçeğinin Içerisinde Iki Iç Içe Geçmiş Yıldız Tetrahedronlar Mevcuttur Ve Bu Merkabanın Temel Geometrik Şeklidir. Tam Olarak Vücudumuzu Çevreleyen Dairenin Içine Yerleşmiş Olan Bu Yıldız Tetrahedronlar, Bizim Aktive Olmamış Çok Yüksek Titreşimli Bir ışık Alanımız, Ruhsal Bedenimiz Ve Ruhsal Aracımızdır.

Merkaba Alanımız, Evrende Zaman Ve Mekan Boyutunun Ötesine Geçmemizi Sağlar. Yani Bu Kutsal Enerji Alanı, Bir Tür,zaman Ve Mekan Ötesi Boyutlar Arasında Ruhsal Manada Yol Almamıza Olanak Veren Bir “araçtır”.

Her Ne Kadar Merkaba Alanı Ve Merkaba Çalışmaları Yeni Gündeme Gelse De Aslında Insanlık Tarihi Kadar Eski (belki Daha Da Eski) Bir Kavramdır. Antik Zamanlarda Bu Alana “tanrıların Aracı” Denmektedir, Zira Eskilerin Deyişine Göre Bu Araç (alan) Sayesinde Tanrılar Ölümsüzleşmiş Ve Zaman-mekan Ötesi Bir Bilgeliğe Sahip Olmuşlardır. Bu Konu Ile Ilgilenenler Merkaba Ile Ilgili Detaylı Araştırma Yapabilir Ve Ayrıca “yaşam Çiçeğinin Unutulmuş Sırrı I Veii” Kitapları Da Bu Konuda Yeterli Bilgi Vermektedir.

Duapeki Merkaba Ile Sevginin Alakası Ne? Alakası Şudur; Merkaba Ancak Ve Ancak Sevgi Duygusu (ve Dolayısıyla Sevgi Enerjisi) Ile Aktif Hale Getirilebilir. Yani Bu Alanı Aktif Etmek Için Çalışmanın Her Bir Zerresinde Kalp Çakrasına Ve Evrensel Sevgiye Odaklanmamızı Şarttır. Merkaba Alanı Sevgiden Gücünü Alır.

Buradan Şunu Anlıyoruz Ki, Ancak Ve Ancak Saf Sevginin Yardımı Ile Biz Üç Boyutun Ötesine Geçebilir Ve Zamansızlık-mekânsızlık Kavramına Erişebiliriz. Işte Bu Da Bize Sevginin Sırrının Ne Kadar Derin Ve Özel Olduğunu Göstermektedir. Bazı Ankara travestileri Merkaba Alanının Ve Zamansızlık Deneyiminin , Yoğun Yaşanan Ilahi Sevgi Ile Kendiliğinden Aktive Olabileceğini Iddia Etmektedir. Bu Da Bize Geçmiş Ermişlerin Ve Insani Kâmillerin Nasıl Zaman Ve Mekânın Ötesine Geçtiklerini, Fiziksel Tayyi Mekân (modern Tabirle ışınlanma) Yapabildiklerini Net Bir Şekilde Açıklamaktadır.

Bütün Kültürler Bir Kenara Kendi Kültürümüzdeki Ermişlerin Ve Tasavvuf Erlerinin Hayat Hikâyelerini Okuduğumuzda, Her Birinde Bu Fiziksel Tayyi Mekân Olayının Gerçekleştiğini Görürüz. Işte Bununda Asıl Kaynağı Kalplerinde Yaşadıkları Ilahi Aşktır.

Sevgi Şifadır

Sevginin Yüksek Enerjili Bir Duygu Olduğunu Ve Düşük Enerjileri Arındırdığından Bahsetmiştik. Işte Bundan Dolayı Aynı Zamanda Sevgi, Mutlak Şifayı Da Yanında Getirir. Bir Başkasına Karşı Yoğun Bir Sevgi Beslemek Aynı Zamanda O Kişinin Şifalanmasını Sağlar. Aynı Şekilde Bir Başkasına Şifa Vermenin Temel Sırrı Da, O Kişiye Derin Bir Sevgi Hissiyatını Yaratmaktır.

Bir Cevap Yazın